Şehirde zaman, tıpkı Vincent’ın ayaklarını sürüyen adımları gibi kaygan ve umursamaz akar. Pulp Fiction, karakterlerini aynı kader döngüsünün içine fırlatırken her sahne, rastlantının nasıl bir tanrı kadar acımasız olabileceğini fısıldar. Jules’un bir anda gökten düşen “işaretlere” teslim oluşu, Vincent’ın umursamazlığının kapısını trajikomik bir sessizlikle aralar; Mia’nın dans pistindeki salınımı ise filmin bütün kaosuna meydan okuyan bir özgürlük anına dönüşür.
Film, “cool” kavramını vitrine koymakla kalmaz; şansın, seçimin ve küçük bir gecikmenin bile hayatı nasıl yeniden yazabileceğini kanlı canlı bir roman gibi gösterir. Ve işte tam bu yüzden, bu poster evde öyle bir hava yaratır ki—odaya giren herkes Tarantino’nun evrenine yanlışlıkla ışınlanmış gibi hisseder.
top of page
599,00₺Fiyat
bottom of page

